Bölümün çevirisi neden bu kadar berbat derken bir anda karşıma çıkan Khada Jhin yazısı... Bütün karakterler aslında Radek'e dönüşmüş ve onun ağzından konuşuyorlar

Bu bölümde de Free:
https://www.youtube.com/shorts/k9o02JvHvukSonunda Stan'in o kadar mızmızlanmasından sonra maçta performansını göreceğiz demiştim ama o kısımları göstermediler. Bu biraz X-imsi oldu...
Hmm sanırım ilk defa şimdi Free'nin ormanının neden bu kadar çok gösterildiğini anlıyorum. Böylece New York Bulls'un endüstriyel ortamıyla daha keskin bir zıtlık oluşuyor. Free'nin aslında olması gereken ve olmak istediği yerde olmadığı vurgulanmış oluyor. Doğal habitatının dışında.
İvan, tavırsal eksiklikleri yüzünden müsabık olmak yerine antrenör olmak istiyormuş. Ama fiziken müsabakaya girmeyecek birisi için elde kalan az şeyden biri zaten tavırdır. Sonraki sezonlarda İvan'ın ismini bile duymamış olmamızın sebebi, antrenör olarak da başarısız olmasıdır bence.
Ayrıca, insanların gidip de farklı takımlara katılmaları hikayesinin güzel ele alındığını görüyorum. Var olan takımlar + bizden bir japon şeklinde statik bi anlatı değil. Bizimkilerin orada olması cidden ortamda zincir etkisi yaratıyor.
Acaba New York Bulls'un üçüncü müsabığı kim? Shu ve Free'ye kim eşlik edecek? Bu takımların manalı bi turnuvası olacak mı acaba ilk sezonda olduğu gibi?