Anime tamamen oradan oraya savrulduğum kaotik, saçma rüyalarıma benzedi. 3 bölümde nasıl buraya geldik? Organik bir ilerleme hissetmiyorum. Daha sezonun ortasına yeni geliyoruz ve sezon final arcına girmiş gibi hissettiriyor. Diğer 4 kardeşi de yenmemiz 25 bölüm sürmeyeceğine göre. Kalan bölümler ne sunacak acaba? Ya da bu sezon kısa mı sürecek?
Manju Quinn karakteri her seferinde tokatlanmak zorunda. Bu yüzden yazılmış. Şu 10000 maçlık tecrübe, Bilgelik Çantası mevzusu bir kere çalışmaz mı ya?

Tamamen bölüm doldurma amaçlı bu karakteri bir de One'a tokatlatalım demişler. Önceden ufacık bir ağırlığı vardı ve bir karakteri yükseltmek için Quinn tokatlatabiliyordun. Şu anda sahneye çıktığı an aha yenilecek dediğin bir neneden başkası değil. Maç da berbattı zaten. Tüm maçlar birbirinin aynısı. Bir iki merkezde duran beyblade'e vuruş, sonra bir xtreme dash ve bitiş. En fazla bir xtreme dash yetmiyorsa ikincisini atıp bitirmek. Bunu biraz olsun değiştirebilen maçlar Ekusu ve Bird maçları oluyor.
Müzikler berbat. Bunu belki daha önce demişimdir. Yine diyeceğim. Bir animenin yarısı müziktir. Bu animede müzik yok. Zaten kötü olan kurguyu müziklerle toparlama şansı da yok. Bazen bir sahneyi sadece müzik taşır. Bu animede bu da yok.
Ayrıca şu Xtreme Dash yapan herkese şaşırma işini bi azaltsak mı? Dünyanın en sıradan hareketine her seferinde atomu parçalamış gibi tepki vermek neden?
Son olarak dünyanın en ucubece tasarlanmış kötülerinden biri Zero olabilir. Bir gram kötü hissettirmiyor. Palyaço gibi bir şey. Bakuten'deki Boris, Metal'deki Doji'den sonra, bu mudur yani kötü adamımız? Herkes gibi Zero'nunda 1-2 ezber repliği var ve her bölüm bunları söyleyip gidiyor. Zaman kayması lafına kustuktan sonra yeni kusacağımız laf "mirai" gelecek lafı olacak galiba.
Yorum yapmaya bile değecek bir şey yok animede fakat bundan 10 yıl sonra foruma baktığımızda bir iz olarak kalsın diye yazıyorum işte. Ne favori karakterim var, ne favori maçım var, ne favori arcım var, ne favori müziğim var, ne favori beyblade'im var. Öyle izliyoruz işte. Hiçbir beklentimiz olmadan.