BÜTÜN ZENCİLERİM MATEMATİKTEN NEFRET EDİYOR RAAAAAHHHH
En başta tahmin ettiğimin aksine BC Sol'de geçen bir sezon olmamış oldu.
Drum'ın neden var olduğuna dair çıkarımımı önceki yorumlarımda da yazmıştım ama tekrar edeyim. Valt, doğru tavra sahipti ama baştan güçlü değildi. Aiga, baştan güçlüydü ama doğru tavrı bir noktada kaybettiği için yeniden kazanması gerekti. Drum ise, hem en baştan güçlüydü, hem de sahip olduğu doğru tavrı hiç kaybetmedi. Ama önceki baş karakterlerin aksine, etrafındaki insanlarla sıkı arkadaşlıklar kurma konusunda o kadar yetenekli değildi. Heyecanlandığında çok coşması gibi eğilimleriyle en başta itici gelse de, finalde şimdiye kadar gördüğümüz en sıkı arkadaşlıkları edindi. Buna da bakarak, Sparking'e dair bile bir çıkarım yaptım.
Hem Cho-Z'de, hem de GT'de bir tavrın değiştirilmesine dair anlatı işlenmiş olduğu için, sanki Burst serisi Sparking'de bize, en başta itici gelen her tavrın da değiştirilmesi gerektiğini öğretmeye çalışmadığını söylemek istiyor. Cho-Z'de Aiga, Beyblade konusunda gelişmek ve oynadığı oyundan haz almak tavrını yitirmişti ve karşısındakini kırmak için oynuyordu. Sonradan doğru yolu buldu. GT'de de Drum, Delta'nın etrafındaki Beybladecilerin ışığını söndürmeyi arzulayan tavrını değiştirmekle sorumluydu. Bu yoldan ilerleyerek, itici görünen tavır taşıyan karakterleri Sparking'de de görmeye devam edeceğiz. Bu kez bu tavır, iki kardeş karakterin arasında olacak hem de. Yani sadece arkadaş değil, sanki isteseler de birbirlerinden o kadar ayrılamaycak iki figür, bu da önemli. Özellikle de büyük kardeş, birbirleri arasındaki didişmelerini ve küçük kardeşin tavrını yanlış bulacak ve isyan edecek. Ama sezonun sonunda, bu tavır aslında değişmemiş olarak kalacak.
Tabii bu analizi Burst'ü uzun zaman önce izlemiş ve o zamandan sonra ilk defa dönen birisi olarak yapıyorum. İlk çıktığında izlerken, bu tavrın Sparking sezon finalinde değişmemiş olması çok gıcık gelmişti. Ama şimdi ne denmek istediğini anlıyorum. Bazen de değiştirilmesi gereken şey, en başta itici gelen o tavır değil de, senin o tavra olan bakış açındır. Bence önceki sezonların bizi Sparking'de tecrübe etmeye hazırladığı anlatı bu. Yani Burst bize diyecek ki bu hikayeleri anlatıyoruz tamam da, kalkıp hoşunuza gitmeyen her tavrı da değiştirmeye çalışmayın. Tabii bunu anlamış olmak o didişmeleri izleyici için daha az gıcık hale getirecek mi, göreceğiz...
Bu sezonun başında maçlar, gerçekçilikten fantastikliğe giden spektrumda, Burst serisinin başından beri süregelen (az çok) tek yönlü ilerleyişte, artık gerçek oynanıştan ilhamlı bir sunum olmayı bıraktı diyebiliriz. Sezonun sonunda da tamamen soyutlaştırılmış bir sunuma geçiş yapmıştık. Ve bu sezona daha başlamadan tahmin etmiş olduğum gibi, bu aslında yavan bir kapışma tarzıyla sonuçlanıyor. Çünkü soyutlaştırılmış ama henüz tam hakkıyla fantastikleşmemiş. Yani özel hamlelerin birbirine kafa atıp durduğu bir vibe. Ama seven bunda da özel bir lezzet bulabilir belki.
Temel üçlümüz olan Drum-Delta-Amane tayfasında ise Amane'nin zayıf kaldığı bence söylenmeli. Karakterlerin güç puanlarından falan bahsetmiyorum. Drum'ın önceki karakterleri paralellemesinden gelen bi ağırlığı var, Delta'nın da Shu ve Phi'ı paralellemesinden ve Drum'ın sezondaki amacını yerine getirmek için kritik rolü oynayan karakter olmasından gelen ağırlığı var. Bunun yanında Amane dal gibi kalıyor sanki. En sonda özveriye dair bir şeyler falan gördük ama çok geç geldi diye düşünüyorum. Final kombosunda onun Beyblade'inden parça da yoktu zaten. Bunun yerine Zyro ve Shinobu gibi ikili bir arkadaşlık mı işlenmeliydi acaba? Üç taraflı olacaksa üç karakterin de hakkı verilmeliydi. Bunun dışında Victories, Devils, HELL, sarı saçlı kız (Ichika mıydı adı) ve Fumiya arasında yaşanan hikayede, X'in üç sezondur işlemeye çalıştığı popülerliğin önemine değinen hikayenin daha iyisi işlendi ve hiç baymadı.
GT Sisteminde Layer'ın çip, ağırlık ve Base'ten oluşması, aslında üç arkadaşın parçalarını bir araya getirmesi için mükemmel bir sistemdi ama sonradan o değişti. Elimizde Master Dragon diye bir Beyblade kalmış oldu. O kadar evrilttiğimiz Imperial'ı geride bırakmış olduk son anda

Ama en azından sonsuz kilit mekaniği de dijital Driver da ustaca sergilendi. Sonsuz kilidin sırrı henüz zikredilmemişken de Arthur'un kapışmasından zaafını belli ediyor olması, ikinci izleyişte fark edilecek güzel bir detay. Arthur'un kendisi biraz tırt bi karakter olsa da, Gwyn bence güzel bir karakter ve ilk izleyişimde olduğu gibi gıcık etmedi. Bu fantastiklikleri içeren ve arkadaşlığın gücünü vurgulayan dünyada, etrafında olup biteni sorgulayan matematik dehası karakterin merakının onu taşıdığı yerleri görmek hoştu.
Master da zaten benim için seride sola dönüşün abartı hale geldiği noktayı temsil eder nitelikte. Bilinenlerin (her sezon yenisi garanti olarak çıkacak Longinus ve Fanfir gibi) yeni evrimlerinin ötesinde sezon başına yeni bir (1) sola dönüşlü Beyblade'i affetmeye hazırdım ama sonra Diabolos kırıldı ve yeni Diabolos da sola dönebiliyordu. En azından ejderha olmasalardı da sola dönüşlü ejderha, kutsallığını bu kadar yitirmeseydi... Bunlar dışında Sting Disk ve Bullet Driver güzel anlar yaşattı. En sonda da, gelecek sezonun takımlı maçlarına hazırladılar bizi çaktırmadan

Bu yüzden adına artık gerçekçilik mi dersiniz yavanlık mı dersiniz bilmem, ama bunlara gelecek sezonda yer kalmayacak ve Beybladeler artık bilinçli birer küçük adam gibi arenada oradan oraya giderek birbirleriyle dövüşecekler

Genel olarak haz aldığım ve değerli bulduğum bir sezon oldu. Ama ilk iki sezondan sonra serinin lezzetini yavaaş yavaş yitirdiğini de söylemek lazım.
Ve tabii sezon boyunca bize birçok karakteri özletmiş oldular. Bu yatırımı kullanarak bizi gelecek sezonda ne kadar doyurabileceklerini görelim.